Endişenizi Yönetin…

ENDİŞE…

Bu kelime şüphesiz ki hayatımızın, vazgeçilmez parçası halinde hep içimizde…  Hemen her insan, hayatındaki bir takım şeylerle ilgili olarak endişelenir. Bazılarımız için endişe, üstesinden gelebilecek bir durum olurken, bazılarımız için ise, kalbimizde atan bizi boğan, bir duygudur. Kimilerimiz endişeyle mücadele etme konusunda gayet başarılı olurken, bazılarımız için ise, hayata küsme sebebi olabilir.

Çarpıntılı bir kalp, terlemiş titrek eller, kesintisiz kaygılı nefesler… Evet, endişenin kişinin üzerinde hem fiziksel, hem de ruhsal açıdan pek çok farklı olumsuz etkisini görebiliyoruz.  Ayrıca başarısızlığın en önemli nedenlerinden biri olan endişe, panik atak gibi, kişinin hayatını her açıdan etkiliyen rahatsızlıklara da sebep olabiliyor.

Peki bizim hayatımızı ileri derece de etkileyen, bu endişe duygusuyla nasıl baş edebiliriz.

Gelin bu duygudan nasıl özgürleşebiliriz ona bir göz atalım.

Olumsuz iç sesimizi susturmalıyız…

Hani,  bizi sürekli içimizde konuşarak, endişeli hale getiren iç sesimiz var ya, işte en önemli şey onu susturmayı öğrenmemiz. Aklımızdan geçen ” ya yapamazsam, ya başarısız olursam, ben asla terfi edemeyeceğim, bu borçları ben asla ödeyemem” gibi bir çok düşünceler yaratan iç sesimizi farketmeliyiz.

Yukarıdaki gibi, sizin başınızın etini yemeğe başladığı zaman, ona karşılık vermelisiniz. “Yanılıyorsun, tabii ki yapabilirim, şimdiye kadar bir sürü şey başardım. Bu işin de üstesinden gelebilirim”diye cevaplar verip onun sesini kısabilirsiniz. Her seferinde ona teslim olmayıp, tekrar tekrar ona cevaplar verdiğiniz taktirde, iç sesiniz sizinle konuşmasını azaltacaktır. Gün içinde sizi daha az endişelendirecektir.

Ayrıca başarısız olma ihtimalinizi de düşünerek, kendinizi sakinleştirmeyi deneyerek, işi alamamanız durumun da, olabilecek en kötü senaryoya kendinizi hazırlamalısınız. Böylelikle kafanızda sürekli, ” ya olmazsa, ya olmazsa” tekrarlarını yapmamış olursunuz. Bu da korktuğunuzun başınıza gelmesini engellemiş olur. Unutmayın korktuğumuzu mutlaka yaşarız.

Endişeyi Erteleyin…

Gün içerisinde endişe ve kaygı verici düşünceler aklınıza gelmeye başlarsa onu farketin.” An“a  odaklanmak için kendinize” an”da olmanız gerektiğini hatırlatın. Çünkü” an”da başka şeylerle uğraştığınızda endişelere kapılma alışkanlığınız da zamanla azalır, düşünceleri bastırmak veya yargılamak için uğraşmazsınız. “An“da olmak farkındalığını yaşayın ve zamanla  endişelenme duygusunu  “an”da kalarak azaltın.

Sizi endişelendiren insanlardan uzak durun…

Hayatınızda sizi zorlayan, ya da sizi stresli hissettiren kişilerden uzak durun. Bu tür kişilerle geçirdiğiniz vakitleri zamanla azaltmanız gerektiğini farkedin. Ve harekete geçin, alışkanlıklarınıza yenik düşmeyin.

Endişelerinizin gitmesine izin verin…

Aniden beliren, kaygı verici düşüncelerinizi kontrol etmeyin, bu düşüncelerinizin gökyüzündeki bulutların dağılması gibi,  kısa bir süre sonra dağılacağının farkına varın. Sadece yoğun bir şekilde endişenizle ilgilendiğinizden dolayı, bu duygunun içinden çıkamadığınızı farketmeniz yeterli olacaktır.

Endişe ve kaygılarınızdan kurtulma konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyor olabilirsiniz. Bu duygusal sorunlardan kurtulmak için, pozitif düşünmeye özen göstermek ve mevcut “an”a odaklanmanız gerekmektedir.

Pozitif bakış açısında  etkili olamıyorsanız, kitaplara başvurabilirsiniz. Hayata  sürekli olumsuz tarafından bakarsanız, asla endişe ve kaygılarınızdan kurtulamazsınız. Bu durum da sizin, sürekli korktuğunuzu yaşamanıza sebep olur.

Hayat seçimlerimizden oluşuyor. Lütfen farkındalıklarımızı arttıralım.  Duygularımıza teslim olmak yerine, onu yönetmeyi öğrenelim.

sevgilerimle…

 

Endişenizi Yönetin…” için 2 yorum

  • 25 Mayıs 2018 tarihinde, saat 14:13
    Permalink

    Alkoliklerde veya bir gün aksamdan kaldığımızda ertesi gün içimizde oluşan anksiete , huzursuzluk , endişe hissi de yaşamımıza çektiklerimizin olumsuz olmasına neden olur mu?

    Yanıtla
    • 29 Mayıs 2018 tarihinde, saat 22:08
      Permalink

      MERHABALAR
      Yaşadığımız “an” bizim için çok önemlidir. Çünkü “an” da hissettiğimiz duygularımız ne ise, yarın
      da aynı duyguları yaratırız. Kaygı, endişe bu tür duygular bizim enerjimizi düşürür ve hayatımıza
      olumsuz olayların, kişilerin girmesine neden olur.
      Bunun için lütfen hangi duyguları yaşıyorsanız. O duygularla yüzleşin, o hissettiğiniz duyguları
      kabule geçin. Kafanızdaki karmaşayı susturmak için ise, sabahları “Sulfi nefesi” aralıksız 1 ay yapın.
      Son olarak size tavsiyem, blogumdaki yazıları okuyun. Ve yazıların içinden, sizin şu an durumunuza hitap eden hangi yazı var ise, ondaki uygulamaları yapmaya çalışın,

      sevgilerimle

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir