Aşk acınız mı var? İşte size reçete..!!!

Hayatınızın aşkı sizi terk ettiğinde, kendinizi delirmiş ve feci mutsuz hissedersiniz. İlişkinizin kaç ay, ya da kaç yıl sürdüğü  önemli değil. Beyin her ayrılıkta aynı tepkiyi verir.

İlk günlerde herşey size onu hatırlatır.  Bir fotograf, birlikte gittiğiniz yerler, gün içinde aklınızdan geçen romantik düşünceler…

Beyindeki bu bölüm aynı zamanda, uyuşturucu ve nikotin bağımlılığında da olduğu gibi bağımlılık acısı verir.

Buradan da şu anlaşılıyor ki, aşık olduğunuz insanı bırakmak, beyinde sigarayı bırakmak kadar tesir bırakıyor.

Romantik ilişkinizin ruhunuzdaki ve beyninizdeki etkisi, bir anda değil, zamanla yavaş yavaş yok olacaktır. Hayatınız boyunca onu hatırlamaya devam edeceksiniz.

Ancak, ayrıldıktan hemen sonra başlayan ve gittikçe artıyormuş gibi gelen dayanamıyorum hissi, elbette zamanla azalacak ve üstesinden gelmeye başladığınızı göreceksiniz.

Bunun için de, ilk ayrılma döneminde kendinizi oyalayacak farklı keyif aldığınız etkinliklere yönelmelisiniz.  Yeni hobiler, yeni arkadaşlar edinmeli, yeni kurslara başlamalısınız..

Telefon numarasını silin…

Kendinizi yalnız hissedeceğiniz özel günlerde, verilmiş ayrılık kararını sabote edebilir ve sonradan pişman olacağınız aramalar yapabilirsiniz. Bu nedenle, ayrılma kararı aldıktan sonra, kişinin telefon numarasını silmek, aniden arama isteğini kontrol altına almamızı sağlayacaktır.

Kağıt kalemle derdinizi anlatın…

Ayrıldıktan sonra yaşayacağınız ani duygu patlamalarını önlemek için, neden ayrıldığınızı, ayrıldığınız kişinin sizi üzen yönlerini,  en küçük detaylarına kadar kağıda içinizi dökün. Kağıda yazmak, ani duygu patlamalarını önleyecektir, sizi sakinleştirecektir.

Hatıraları, aldığınız hediyeleri hayatınızdan çıkarın…

Ona dair şeylerin göz önünde bulunması hüzün verir. Bunları kişisel tarihinizin bir parçası olarak saklamak yerine, onları atabilir hatta yakabilirsiniz. Kesinlikle o hatıralara bakıp bakıp duygu yoğunluğu yaşamayın.

Sosyal medya hesaplarını takip etmeyin…

Eski sevgilinin sosyal medya hesaplarını takıntılı biçimde takip etmek son derece size acı verecektir. Basitçe söylemek gerekirse bunu yapmayın…Onu kısıtlılar listesine almak ve gönderilerini takip etmemek, unutma süreci açısından daha etkili bir seçenek olacaktır.

“Çivi çiviyi söker” Yaklaşımına girmeyin… 

Birçok kişi bu yaklaşıma girer. Fakat biten  ilişkiden sonra mutlaka kendinizle baş başa kalmalısınız. Ayrıldığınız ilişkiye ait olumsuz hissiyatlar varken, yeni  bir ilişkiye başlamak size zarar verecek, hem de karşı tarafa haksızlık etmiş olacaksınız.  Asla hemen yeni bir arayışa girmeyin..

Mutlaka okuyun…

EVET okuyun… Dünya üzerinde aşk acısıyla baş etmeyi öğrenmiş ve bunu paylaşmış binlerce kişinin kitaplarını, yazılarını okuyun. Sizi anlamayacak, sürekli konuştukça aşkınızı depreştirecek kişilerden tavsiye ummaktansa, bu tür yazıları okumak sizi bu yolculukta daha da rahatlatacaktır. Bu yaşamış olduğunuz duyguları sadece sizin yaşamadığınızı görmek, sizi daha da güçlü kılacaktır…

Onu DEV aynasın da görmeyin…

Gözünüzde büyütüp onun gibisini asla bulamayacağınızı zannediyorsunuz ama ondan çok var. İnanın…  Çok daha iyi birisi kısa sürede karşınıza çıkacaktır. Hayata olumlu bakmaktan asla vazgeçmeyin…

Hayat güzel. Bize verilmiş en büyük ŞAHANE HEDİYE… Bu güzel hediyeyi, gidenler için yas tutarak harcarsak yazık bize…

 

Sevgilerimle

Aşk acınız mı var? İşte size reçete..!!!” için 2 yorum

  • 12 Mart 2018 tarihinde, saat 13:45
    Permalink

    Teşekkürler. Gerçekten bilgilendirici bir yazı olmuş.

    Yanıtla
    • 13 Mart 2018 tarihinde, saat 18:37
      Permalink

      Yazılarımda mümkün olduğu kadar, uygulama yapabileceğiniz şekilde olamasına dikkat ediyorum.
      Önemli olan bilgiyi hayatımızda kullanabilmemizdir.
      sevgiler

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir